Ummi Sinan

Seyrimde bir şehre vardım


Seyrimde bir şehre vardım
Gördüm sarayı güldür gül
Sultanımın tacı tahtı
Bağı divanı güldür gül

Gül alırlar gül satarlar
Gülden terazi tutarlar
Gülü gül ile tartarlar
Çarşı pazarı güldür gül

Toprağı güldür,taşı gül
Kurusu güldür, yaşı gül
Has bahçesinin içinde
Selvi çınarı güldür gül

Gülden değirmen döndürür
Anın ile gül öğütür
Akar arkı, döner çarkı
Bendi pınarı güldür gül

Ak gül ile kırmızı gül
Çift yetişmiş bir bahçede
Bakışırlar hâra karşı
Hârı, eshâr-ı güldür gül

Gülden kurulmuş bir çadır
İçinde nimeti hazır
Kapıcısı İlyas Hızır
Nârı şarâb-ı güldür gül

Ummi Sinan gel vasfeyle
Gül ile Bülbül devrini
Meğer şu garip bülbülün
Ahu figanı güldür gül.

Ummi Sinan


Erenlerin Sohbeti


Erenlerin sohbeti
Ele giresi değil
İkrar ile girenler
Mahrum kalası değil

İkrar gerek bir ere
Göz açıp didar göre
Sarraf gerek cevhere
Nadan bilesi değil

Bir pınarın başına
Bir testiyi koysalar
Kırk yıl orda kalırsa
Kendi dolası değil

Ümmi Sinan yol ayan
Oluptur belli beyan
Dervişlik yolu heman
Tacı hırkası değil.

Ummi Sinan


Acep hayran oldum


Acep hayran oldum aşka uyalıdan
Yanıp üryan oldum aşka uyalıdan

Kimi der deli kimi der uslu
Halka seyran oldum aşka uyalıdan

İlmi hikmet ile doldu vücudum
Ani irfan oldum aşka uyalıdan.

Sinan-ı Ümmi’de kalmadı hiç gam
Özge sultan oldum aşka uyalıdan